SAYI 51

CİLT  24

Haziran 2026

MAKALE  6

Yabancılaşmanın Yeniden Ele Alınması: Bilişsel Çarpıtmalar ile Otantik Varoluş Arasında Salınımlar

Yazar: Üzeyir OK

Bu çalışmada önce yabancılaşma ve onun karşıtı olarak otantik var olma kavramları tanımlanmaya ve açıklanmaya çalışılmıştır. Bu iki kavramın ele alınmasının arka planında ise bu kavramlar yoluyla özellikle yabancılaşma kavramıyla kitlesel zihniyet çarpıtmalarını önceden kestirmenin önemine dikkat çekilmesi amaçlanmıştır. Diğer bir neden de yabancılaşma konusunda yapılacak ampirik çalışmalara kuramsal bir arka plan hazırlamaktır. Bu çalışma, ilgili psikolojik, sosyolojik ve felsefi literatürün eleştirel biçimde incelenmesine dayanan kuramsal, kavramsal ve bütünleştirici bir derlemedir. Makale, kitlesel düzeyde ortaya çıkan zihniyet bozulmalarının toplumsal kırılganlıklar ve yıkıcı sonuçlar üretme potansiyelinden hareketle, yabancılaşma olgusunun yeniden ve bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini savunmaktadır. Temel iddia, toplumsal çözülmelerin yalnızca ekonomik ya da siyasal değişkenlerle açıklanamayacağı; eleştirel bilinç kaybı, yanlış bilinçlilik, ahlakî mesafenin artışı ve bilişsel çarpıtmalar gibi psikososyal süreçlerin bu dönüşümlerde belirleyici rol oynadığıdır. Modern toplumlarda yabancılaşmanın baskı, zorlama veya engellemelerle birlikte yanlış bilinçlilik, bilişsel yanılsamalar, ideolojik kaçışlar ve otantik varoluştan uzaklaşma süreçleri aracılığıyla çoğu zaman fark edilmeksizin içselleştirildiğine dikkat çekilmektedir. Bu nedenle kitlesel zihniyet kaymalarının erken evrede kavranması hem bireysel hem kamusal selamet için önem taşımaktadır. Çalışmada yabancılaşma, bireyin kendisiyle, toplumsal ilişkileriyle, kültürel anlam dünyasıyla, emek ve üretim süreçleriyle ve doğa ile kurduğu ilişkinin bütünlüğünü (failiyet kaybı, kendine mal edememe ve anlamlandıramama üzerinden) kaybetmesi olarak kavramsallaştırılmaktadır. Bu süreç açık bir kopuş olduğu kadar kimi zaman aşırı uyum, sorgulanmamış normatif bağlılık ve hazır ideolojik çerçevelere yönelim şeklinde de gerçekleşebilir. İdeolojik kaçış, mitik ve büyüsel düşünme, sosyal maskeler, savunma mekanizmaları, kendini aldatma ve bilişsel çarpıtmalar gibi psikolojik-bilişsel aracılar, yabancılaşmanın hem bireysel hem de kolektif düzeyde üretilmesini ve sürdürülmesini açıklayan temel mekanizmalar olarak öne çıkar. Sonuç olarak çalışma, yabancılaşmayı teşhis etmeyi toplumsal geleceğe yönelik bir bilinç uyanışı çağrısı olarak değerlendirmektedir.

Anahtar Kelimeler: Yabancılaşma, Yanlış Bilinç, Kültür, Otantiklik, Bilişsel Çarpıtmalar